Site içerisinde arama....................



...
Üzüm Yetiştiriciliği
easy cash advance and secure !
Tarih:26.12.2005.

İhracata Yönelik Sofralık Üzüm Yetiştiriciliği

  1. Üzüm Yetiştiriciliğinin Türkiye'deki Durumu
  2. Toprak Faktörü
  3. Sulama
  4. Terbiye Sistemi
  5. Budama Sistemi
  6. Giberellik Asit ve İlaçlama Uygulamaları

Üzüm Yetiştiriciliğinin Türkiye'deki Durumu

Bugün Türkiye’de ihracata yönelik sofralık üzüm üretimi bakımından ilk sırayı “çekirdeksiz üzüm” almaktadır. Bugüne kadar süregelen yerli ve yabancı bazı çekirdekli çeşitlerin yetiştiriciliği ihracat anlamında önemini yitirmiştir. Dolayısıyla Türkiye üzüm ihracatının % 95’ini sultani çekirdeksiz üzüm oluşturmaktadır. Son yıllarda kayda değer olmasa da yeni çeşitlerin üretiminin de başlaması ile birlikte üzüm yetiştiriciliği farklı bir boyut kazanacaktır.
Ege bölgesinin belirli bir kesiminde tek çeşitte yüksek tonajların üretilmesi, yetiştiricileri ve ihracatçı kuruluşları son derece zorlamakta olup; bu darboğazın aşılabilmesi için ivedi olarak köklü tedbirlerin alınması ve iyi bir üretim-işleme-pazarlama zincirinin oluşturulması gerekmektedir. Üretim, ürün işleme ve pazarlama halkalarından oluşan bu zincirde sağlıklı işleyişin sağlanması “entegrasyon” olarak tanımlanmakta ve entegrasyonda başarı üretici, ihracatçı ve satıcının bu süreçte bazı sorumlulukları üstlenmesini beraberinde getirmektedir. Günümüzde ihraç edilmek üzere ürün yetiştirmeyi hedefleyen üreticilerden Avrupa birliği pazarı “eurepgap” adı verilen ve tarımsal üretimde iyi tarım uygulamaları çerçevesinde izlenebilir bir üretimi sağlamaya yönelik olarak ortaya konan üretim standartları paralelinde bir üretim istemektedir. Bu üretim şekli ürün güvenliğinin sonucunda tüketici sağlığını koruyan ve tarımın doğaya olumsuz etkisini en aza indirici nitelikte bir üretim sistemidir. Yapılan her tarımsal uygulamanın bilinçli bir biçimde ve kayıt altına alınarak yapılmasını gerektirmektedir.
Türkiye, üzüm yetiştiriciliği açısından değerlendirildiğinde, üretimde başarıya etki eden faktörler bakımından son derece uygun bir yapıya sahiptir. İyi bir makro üretim planlamasıyla değişik ekolojik bölgeler dikkate alındığında; hem sofralık üzüm yetiştiriciliği, hem de tarıma dayalı sanayiye yönelik hammadde desteği büyük bir ivme kazanacaktır. Bunun yegane yolu da; planlı, programlı, modern ve amaca yönelik olacak şekilde dünya standartları ile paralellik gösteren bir yetiştiricilik yapabilmektir. Aksi takdirde bugün yapılan gelişi güzel yetiştiricilikle, bir arpa boyu ilerlemek ve de bu üretimden kazanç beklemek olası değildir. Bu gelişmelere kapalı olarak geçirilecek her yıl, üzüm üretim ve ihracatına darbe vuracak ve çıkmaza sürükleyecektir.
      Sofralık üzüm yetiştiriciliği bakımından bugün içinde bulunduğumuz durum, maalesef dünya standartlarının çok altındadır. Ege bölgesinde kurutmalık üzüm yetiştiriciliği amacıyla başlayan üretimden elde edilen ürün, hem kurutmalık, hem de sofralık olarak değerlendirilmeye çalışıldığı için; üretimin büyük bölümü sofralık amaca yönelik olarak değerlendirildiğinde; “standart dışıdır”. Üretilen milyonlarca ton üzümün sofralık değeri, özellikle yüksek fiyatla değerlendirilebilecek pazarlar bakımından son derece düşük kalmaktadır. Bunun en büyük sebebi yanlış ve bilinçsiz yetiştiricilik uygulamalarıdır.
Yapılan Mevcut Üretimi Genel Bir Bakışla Değerlendirdiğimizde Şu Ana Sonuçlar Çıkmaktadır
- Bölgedeki üretim alanlarının tamamı sultani çekirdeksiz üzüm yetiştiriciliğine yönelmiş olduğu için, hem kuru üzümde, hem de sofralık üzümde talep fazlası üretim yapılmaktadır.
- Üretilen fazla ürünün, mevcut kalite özellikleri düşük olduğu için çok ucuz fiyatlara alıcı bulabildiğinden üretim maliyetlerini karşılayamaz durumdadır.
- Mevcut sofralık bağ terbiye sistemleri (telli terbiye) eski ve sadece kuru üzüm yetiştiriciliğine uygun olup, bugun dünyada kullanılan terbiye sistemlerinden çok geri kalmıştır. Kaliteli sofralık üzüm yetiştirmeye  kesinlikle uygun değildir.
- Üreticilerin uyguladığı budama sisteminde, alışkanlık kuru üzüm yetiştiriciliğine yönelik olduğundan, tamamen yüksek verim hedefli bir budamadır. Gereğinden fazla çubuk bırakıldığı için, asma başına çok salkım ve bu aşırı yük sonucunda da beslenemeyen salkım ve tanelerin, kalite kriterleri çok düşük kalmaktadır.
- Çekirdeksiz üzüm yetiştiriciliğinde tane iriliği ve salkım yapısı düzenlemek amacıyla kullanılan ga3 uygulamaları, çok bilinçsizce yapılmaktadır. Salkımlar, ya çok sıkışık- takoz tabir edilen yapıda, ya da irili ufaklı taneler ve düzensiz yapılı homojen olmayan bir görünümde olmaktadırlar. Uygulama zamanı ve bu andaki hava sıcaklıklarına hiç dikkat edilmemektedir. Kullanılan dozajlar çok fazla veya gereğinden daha düşüktür.
- Yetiştiriciler sık sık toprak işleme yapmaktadır. Su kaybını önleme, toprağı havalandırma ve ot mücadelesi için yapılan toprak işlemeler fayda yerine zarar vermektedir. Ayrıca üretim maliyetlerini de arttırmaktadır.
- Bağların genel olarak tamamı salma sulama yöntemi ile sulanmaktadır. Asmaya ihtiyacı olduğu dönemlerde yeterli su verilemezken gereğinden fazla verilen suyun hem asmaya direkt zararı olmakta, hem de ortam rutubetini çok yükselttiği için hastalıklara davetiye çıkarılmaktadır.
- Bağlarda uygulanan kimyasal mücadele, üzüm yetiştiriciliğindeki en büyük riskleri oluşturmaktadır. Çok defa, yüksek dozajlarda ve yanlış ilaç kullanımı yapılmaktadır. Bunun sonucu olarak hem maliyetler çok artmakta, hem de insan sağlığını tehdit edilmektedir.
- Kurulan mevcut bağların büyük bölümünde anaç kullanılmamıştır. Toprak yapısına uygun dayanıklı ve verimli anaç kullanımına önem verilmemektedir. Bu nedenle de kayıplar fazladır.
- Genel olarak toprak tahlili yaptırılmadan gelişi güzel gübreleme yapılmaktadır. Bölgede toprak ph’sı genelde 8’e yakın ve biraz üzerindedir. Bunun getirdiği sıkıntılar vardır. Asmaların yüksek toprak ph’sı nedeniyle iz element alımında problem olmakta ve hem yaprakta, hem de salkımda bariz bir şekilde eksiklik kendini göstermektedir. Çeşit olarak bu duruma zaten çok hassas olan sultani çekirdeksiz üzümünde hasattan sonra görülen danelenme bu nedenle artmaktadır.
- Bütün bu olumsuz şartlar altında üretilen üzümün satış ve pazarlaması da tüm üreticiler için kabus halini almaktadır. Üretici bağındaki, “kendine göre kaliteli olup” aslında genel olarak standart dışı olan ürününün tamamını aynı paradan satmaya çalışırken; alıcılarda sadece uygun olan bir bölümünü hasat edip almaya çalışırlar ve burada her iki taraf için de, içinden çıkılmaz sorunlar başlamaktadır. Bu kısır döngü her yıl aynı şekilde devam eder gider.
   Sultani çekirdeksiz üzüm üretiminin darboğaza girdiği bu dönemde; köklü tedbirler alınmalı ve iyi bir üretim planlaması yapılmalıdır. Bu planlama yapılırken iki aşamalı olarak ele alınmalıdır. Öncelikli olarak mevcut üretimin revizyonu ve dünya standartlarına yükseltilmesi çok önemlidir. Üretimin tamamen ihtisaslaşması ve sofralık üzüm yetiştirmeye karar veren bir üreticinin, buna uygun olarak altyapısını hazırlaması gerekmektedir. İkinci aşama ise; bugün dünyada kabul görmüş ve güçlü bir pazar payına sahip yeni çeşitlere yönelmedir. Ancak böylelikle Türk üzüm üretiminin önü açılacak ve pazarda rekabet üstünlüğünü koruyacaktır.

Başa Dön

Toprak Faktörü

Kaliteli ve verimli bir üretimin ilk şartı, yetiştiriciliğe uygun topraktır. Bağ kurulacak arazinin yapısı ve özellikleri bu işe ne kadar uygun ise; ileriki dönemlerde karşılaşılacak problemler o kadar az olur. Bu nedenle toprak seçimi ilk ve en önemli temel konudur. Bağ yeri hazırlanırken öncelikle arazinin genelini temsil eden tüm parsellerden 0-30 ve 30-60 cm’ lerden toprak numuneleri alınıp tahlil yaptırılmalıdır. Bu analiz sonuçlarına göre toprakta besin elementi bakımından mevcut olan eksiklikler giderilmeye çalışılmalı ve toprak dikime hazırlanmalıdır.
      İdeal bir bağ toprağı; kalsiyumca zengin, ph değeri 6.5-7.5 arası olan, organik maddece fakir olmayan kumlu tınlı bir yapıda olmalıdır. Tuzluluk problemi görülen, ağır ve geçirimsiz topraklar yetiştiriciliğe uygun değildir. Toprağın bunun dışındaki eksikliklerini dışarıdan gidermek kısmen daha kolaydır.
      Dikim için hazırlanan boş bir arazi, dikimden en az bir yıl önce derin patlatmayla (subsoiler) işlenmeli, dikimin yapılacağı yıl, ağustos ayında derin sürüm yapılarak toprak havalandırılmalıdır. Dikimden hemen önce tekrar yüzeysel sürülerek inceltilmeli ve dikim planına uygun olarak işaretlenerek açılan fidan çukurlarına dikim yapılmalıdır. Sıraların yönü hem güneşlenmeye, hemde hakim rüzgar yönüne göre oluşturulmalıdır.
      Dikimden sonra ilk bir iki yıl tesviye amacıyla toprak işleme yapılabilir. Ondan sonra toprağın verimliliğini koruma ve olası erozyon riskini ortadan kaldırma amacı ile toprak işleme tamamen kaldırılmalıdır (şekil 1). Sıra üzerinde ot mücadelesi için herbisit uygulaması ve sıra arasında bırakılacak otların hastalık ve zararlılara yataklık etmemesi amacı ile traktörle otların biçilmesi yeterlidir. Tabi ki bağda bu uygulamaya destek verecek yegane uygulama damla sulama yöntemidir. Bunların hepsi bir bütündür.ayrı düşünülemez.

Şekil1. Bağda Toprak İşleme Sistemi.

Başa Dön

Sulama

     Bağlarda kaliteli yüksek verim alabilmenin en önemli unsurlarından birisi de sulamadır. Verilen suyun asmanın ihtiyacı olduğu her dönemde yeterince verilmesi çok önemlidir. Çok miktarda ve birden verilen sudan faydalanma daha iyi olmaz. Bunun için kullanılacak tek yöntem damla sulamadır. Bu yöntemle ortam rutubetini fazla arttırmadığımız için hastalıkların ortaya çıkışıda azalmakta ve de ilaçlama maliyetleri düşmektedir. Asmalar sıcak ve kurak havalarda su stresine girmediği için ürün kalitesi artmaktadır. Suyla birlikte her dönemde bitki besleme de yapabilmek (fertigasyon-gübrenin su ile beraber verilmesi) mümkün olduğu için üretime amaç doğrultusunda yön vermek daha da kolay hale gelmektedir. Suyu asmanın ihtiyaç duyduğu miktarda verilebilmesi ve en ekonomik şekilde kullanılması damlama sulama sistemi ile mümkündür. Kısacası, ihracata uygun dünya standartlarında üzüm yetiştirebilmek için salma sulama yerine mutlaka damla sulama yapılmalıdır (Şekil 2).
 Şekil 2. Bağda Damlama Sulama Sistemi.

Başa Dön

Terbiye Sistemi

     Dünya standartlarında kaliteli sofralık üzüm yetiştirebilmenin oldukça öneme sahip diğer bir faktörü de; telli terbiye sistemidir. Bugün ülkemizde kullanılan alçak düz t ve v sistemi tabir edilen telli terbiye sistemleri, daha çok kurutmalık üzüm yetiştiriciliğine yönelik uygulamalardır. Bu sistemde ve sonrasında yapılan uygulamalar neticesinde, bağlardan kaliteli sofralık üzüm elde etmek mümkün değildir.
     Bağ tesis edilirken, mutlaka yüksek telli terbiye sistemleri kurulmalıdır. Hangi sistem olursa olsun(yüksek v, t, pergole, tek kollu çardak vs.) Asmanın dal ve yaprakları telin üzerinde, salkımlar altta ve güneşi kesinlikle direkt görmeyecek şekilde oluşturulan bir terbiye sistemi nihai ürün kalitesini doğrudan etkileyen bir faktördür. Salkımların havalanması çok iyi olmalı, salkımlar birbiri üstüne binmemeli ve bu şekilde ilaçlama etkinliği sağlanmalıdır. Bütün bunların istenildiği gibi olabilmesi, tamamen etkin bir biçimde kurulacak terbiye sistemine bağlıdır. Kurulacak yüksek terbiye sistemi, kültürel uygulamaların daha rahat bir biçimde yapılmasını sağlamanın yanında işçilik maliyetlerini de bu yönü ile daha ekonomik bir hale getirmesi ile de önemli avantajlar sağlamaktadır. Hasat anında ıskartaya ayrılan ürün miktarıda yüksek terbiye sistemleri ile önemli ölçüde azalmaktadır (Şekil 3).
 Şekil 3. Yüksek Terbiye Sistemleri ile Verimli ve Kaliteli Mahsul.

Başa Dön

Budama Sistemi

         Budama sistemiyle terbiye sistemi birbirinden ayrılamaz bir ilişki içindedir. Terbiye sistemine uygun budama yapılması, omcaları şekillendirme bakımından önemlidir. İlk yıllar, kurulan terbiye sistemine uyumlu budama ve ömür boyu hizmet verecek ana çatının teşkili önemli bir konu olduğundan, amaca uygun şekil vermek ve ana yapıyı doğru oluşturmak gerekir.
     Verim döneminde yapılan budamada dikkat edilmesi gereken önemli hususlar şunlardır;
Asmada, verim ile kaliteli ürün arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Asmanın kaliteli olarak besleyebileceği salkımdan fazlasını yapacak çubuk bırakmak, çok yanlış bir düşüncedir. Çok sayıdaki zayıf salkımların gelişmesi (renk, brix, tane iriliği, homojen salkım yapısı, vs) mümkün olmayıp elde edilen ürünün %60’ı standart dışı gelişmekte, kalan kısmıda sofralık vasfını yitirmektedir. Bu yüzden verim-kalite arasındaki ilişki asma performansına bakılarak ayarlanmalıdır. Bunda da en önemli rolü budama üslenmektedir. Asma başına 3 ile 5 verim çubuğu bırakılmalı ve yine asma başına 15 ile 25 salkım ürün düşünülerek yetiştiricilik yapılmalıdır. Bağcılıkta budama sadece çubukları kesmekle bitmemektedir. Salkım doğuşlarını takiben fazlası varsa, fazla olan zayıf gelişecek salkımların erken dönemde uzaklaştırılarak asmanın rahatlatılması gerekmektedir. Ayrıca standart tane iriliği ve salkım yapısı için salkım budamaları (salkım uç alma) yapılması çok önemlidir. Yine aynı amaca yönelik, tane iriliklerini ve brixi arttırmak için dal ve ana gövde de yapılacak çizme (ince bilezik alma) (şekil 4) işlemleride çok önemlidir. Ayrıca büyüme periyodunda uç alma ve koltuk almalarda kaliteli ürünü doğrudan etkilemektedir. Asmanın her yıl düzenli ve istenen kaliteli ürünü verebilmesi tamamen budamayla kurulacak verim dengesine bağlıdır.
Budamanın erken ya da geç yapılması sakıncalıdır. Kış öncesi erken yapılan budamalarda çubuklar yeterince pişmeden ve de depo besinlerinin ana gövdeye nakli tamamlanmadan yapılması durumunda kayıplar artmaktadır. Budamanın baharda geç kalan dönemde, su yürüdükten sonra yapılması da çok sakıncalıdır. En uygun bağ budama zamanı ocak-şubat aylarıdır (Şekil 5).
Şekil 4. Asmada Ürün Kalitesinin Arttırılmasına Yönelik Çizme Uygulaması

Şekil 5. Asmada Ürün Kalite ve Verimliliğinin Sağlanmasına Yönelik Olarak Yapılan
             Budama Uygulaması ile Bitkinin Sahip Olması Gereken Yapısı.

Başa Dön

Giberellik Asit Uygulamaları ve İlaçlama Uygulamaları

Giberellik Asit Uygulamaları
Bağcılıkta çekirdeksiz meyve tutumunu arttırmak, meyve iriliğini geliştirmek ve salkım yapısını dengelemek amacıyla kullanılan ga3 uygulamalarının çok bilinçli yapılması gerekmektedir. Ancak o zaman amaca yönelik katkısı görülebilir. Uygulama zamanı, dozajı ve uygulama anındaki hava sıcaklığı arasındaki kombinasyon, beklenen faydayla direkt ilişkilidir. Doğru ya da yanlış uygulama yapılması bir yılın ürününe doğrudan etkili çok önemli bir faktördür.
Amaca yönelik olarak, önerilen zamanda, uygun sıcaklıkta ve mutlaka doğru dozajda kullanılmalıdır. Zamansız ve dozaj üstü kullanımlar hem o yılki ürünü olumsuz etkilemekte, hemde asmalarda aşırı yorgunluğa sebep olarak gelecek yılların mahsulünü olumsuz etkilemektedir. Uygulamanın mümkün oldukça salkımların bandırılması şeklinde yapılması uygundur. Püskürtme uygulamasında asmalarda etkilenmekte ve her yıl yapılan uygulamalar, boş obur dal gelişimini teşvik ederek kısır dallar oluşmaktadır. Asmada salkım taşıyan verimli dallara besin elementi alımında ortak olarak meyve kalitesini azaltan bu dallar hiçbir fayda sağlamayacak şekilde verimli dallara ile gereksiz bir rekabet yaratmaktadır.
İlaçlama Uygulamaları
Bağcılıkta ilaç kullanımını mümkün oldukça en aza indirebilmek ve entegre zirai mücadele kuralları paralelinde bir ilaçlama programı izlemek, kaliteli ve istenen standartta üzüm yetiştiriciliği buna ilaveten güvenilir gıda üretimi açısından çok büyük öneme sahiptir. Bunun içinde bağda hastalık ve zararlıların gelişmesini kolaylaştıran ortam oluşturmamak gerekmektedir. Hastalık ve zararlılar, sıcakla birlikte yüksek rutubet ortamından çok hoşlanıp böyle zamanlarda büyük zararlar yapmaktadırlar. Aşırı salma sulamalar böyle gelişmelere çanak tutmaktadır.
Üzerinde hassasiyetle durulması gereken konu, hastalık ve zararlılarla ilaçlı mücadeleden önce; en az zarar ve en az ilaçlama için gerekli köklü tedbirlerin alınması zorunluluğudur. Fazla kullanılan ilaçlar; hem maliyet artışlarına, hem insan sağlığına zararlı kalıntı problemine ve hem de doğal dengenin kontrolsüz bir biçimde bozulmasına yol açmaktadır.
Kullanılması mutlak zorunlu ilaçların kullanımında da çok dikkatli olunmalıdır. En yüksek fayda için en az tekrarla; uygun dozda, doğru zamanda ve doğru ilaçla ilaçlama yapılmalıdır. İlaçlamalar mutlaka akşam saatlerine yakın hatta gece serinde yapılmalıdır. Gündüz sıcakta kesinlikle ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlamadan sonra, ilaçlamayla hasat arasındaki bekleme süresine mutlaka uyulması gerekmektedir. Yapılan tüm ilaçlama uygulamalarının bir kaydı olmalı ve kayıt defterleri her yıl saklanmalıdır. Kayıt defterine, kullanılan ilacın; adı, etkili maddesi,  uygulama dozajı, atılma tarihi gibi bilgiler mutlaka yazılmalı ve gerektiğinde ibraz edilebilecek şekilde düzenlenmelidir.
Bugün dünyada tarımsal üretimin global pazarlanmasında önündeki en büyük engellerden birisi , insan sağlığını tehdit eden kimyasal kalıntılarıdır. Üründeki ilaç kalıntıları en büyük tehlikeyi oluşturmaktadır. Tüm insanlar sağlıklı ve kalıntı problemi olmayan ürün tüketmek istemektedirler. Durum böyle olunca kalıntı problemi olan ve her hangi bir kayıtlı üretim sistemi olmayan ürünlerin, artık dünya pazarında değeri ve rekabet şansı yoktur.
İhracatçılar tarafından alınarak avrupa’ ya satılan üzümünüzü alan müşteriler, üzümün bağdaki yetişme şartlarını bilmek istemektedirler. Bunun sebebi, üzümün doğru bir yetiştiricilik sistemi ile yetiştirildiğinden ve böylece sağlıklı olduğundan emin olmalarına duydukları ihtiyaçtır. Ayrıca üzümün daha kaliteli olmasını da beklemektedirler. Avrupalı müşterilerin bu beklentilerini karşılayabilmek ve sorunsuz bir ihracat yapabilmek, bağcılığın belli kurallara uyularak yapılması ile mümkündür. Bu kuralların neler olduğunu ve bu kurallara nasıl uymanız gerektiği konusundaki bilgiler yukarıda özetlenmiştir. Kuralların temelini oluşturan en önemli nokta yukarıda değinilen ve bağınızda uyguladığınızda çok kaliteli, sağlıklı ve pazarlamasında sorun yaşamayacağınız nitelikte üzüm alacağınız tüm kültürel uygulamaları eksiksiz olarak yerine getirmek ve yapacağınız uygulamaları yaptıktan sonra bir deftere yazmanızdır. Bu, ortaya çıkması olası üretim kaynaklı problemlerde sorunu teşhis etmede fayda sağlayacak ve uzmanların bağınızda yapacağınız budama, hormon uygulama, gübreleme, ilaçlama ve sulama gibi uygulamaları ne zaman ve ne şekilde yaptığınızı anlamalarına katkı sağlayacaktır. Bunun yanında sizinde önümüzdeki yıllarda ne zaman hangi uygulamayı yapacağınızı hatırlamanız için bakacağınız bir rehber olarak fayda sağlayacaktır.

Başa Dön

 



    Geri Git Ba?a Dön